Site icon MEFENEF

Ayşet -35  (s.252-255)

Ayşet -35  (s.252-255)

Maşbaş İshak (tarihi roman)

XIII

Fahriler yola çıktık çıkıyoruz derken günler, aylar geçip gitti: Sonbahar ve kış mevsimi geride kaldı, ilkbahar geldi. Gecikmeye kendileri neden olmamışlardı. Sorun, bugün yarın diye  işi uzatan Kont Charles de Ferriol’dan kaynaklanmıştı. Ayşet’i İstanbul’a getirme izni tanıyan belge olmadan uzun yola çıkmayı Fahri ile Orhan uygun bulmuyorlardı.

Hastalıkların daha çoğaldığı sıcak bir ilkbahar gününde Charles de Ferriol, adam gönderip Fahri’yi yanına çağırttı. Odasına ayak basar basmaz da onu azarladı:

Charles de Ferriol ile birlikte  rezidanstan çıktı, yumuşak faytona binene değin içinden üç dua okudu. Bir süre gittikten sonra sessizliği kont bozdu:

“Beni temiz bir iş için yola çıkarmışsın… – diye Fahri, içinden kendine ve konta kızdı: – Ben de makbul bir kul değilim, bağışla beni Allahım. Bu yaptığım şeyi biliyor olmalısın. Beni bir kadın satın almak için beraberinde götürüyor, bu kadın siyah ya da beyaz olsun, hangi dinden olursa olsun, satın almasına yardım edeceğim, yağma yapmaya ya da öldürmeye gitmiyorum. Sen de duydun, üç ay sonra özgürlüğüne kavuşturacağını söyledi, inanıyorum. Beni kandırırsa kendi Tanrısını da benim Tanrımı da kandırmış olur, bağışlamam… “

Güneş bayağı yükselmişti, ama Pazar yeri henüz hareketlenmemişti: Alıcıdan çok satıcı, satılacak kişi vardı, erkekler ve kadınlar ayrı ayrı oturuyorlardı. Alıcı ile satıcı arasındaki pazarlık sesleri ortalığı kaplıyordu. Bu yeryüzünde  ne ilginç şeyler var! Bu esir pazarında kiminin başı dik, kiminin büküktü! Boynu eğik köle, satın alındığı için seviniyor, satın alınmayan da satın alınma umudu içinde kıvranıyor, alıcısı olmayan köle de içten içe kederleniyordu.

Charles de Ferriol’ün siyahi kadını satın almasından birkaç gün sonra Orhan şaşkınlık içinde Fahri’nin yanına koştu:

Exit mobile version