Site icon MEFENEF

NAT ŞEBATINIKO’NUN DOĞUMU. ŞEBATINIKO’NUN VERZEMEG’İ ÖLÜM ŞÖLENİNDEN KURTARMASI.

Verzemeg iyi, akıllı, dürüst ve zeki bir yaşlıydı. Natya’da yaşıyordu. Bu özellikleri nedeniyle başkanlık görevini hep o yürütüyordu. Ama başkanlığı elinden aldığı için Aleg, Verzemeg’e diş biliyor, onu bertaraf etmenin bir yolunu arıyordu. Bu arada Verzemeg’in bir oğlu oldu. Verzemeg’in eşi çocuğa “Şebatınıko” adını verdi.
Çocuk Verzemeg’in Nat (Nart) toplantısında bulunduğu bir sırada dünyaya gelmişti. Annesi, doğar doğmaz çocuğu yeraltı evine/ mahzene (ç’ıvıne) gönderdi. Mahzendeki odaya, çocukla birlikte bir tazı, bir kartal ve bir de bir at gönderdi.
Eve döndüğünde Verzemeg’e:
– Çocuk ölü doğdu, gömdürdüm, – dedi.
– Ölü doğmuşsa ne diyebiliriz, nasip değilmiş”, – deyip Verzemeg gerisini üstelemedi.
Annesi eşinden saklayarak çocuğu on beş, on altı yaşına değin mahzende büyüttü.
Bu sırada kadın Verzemeg’in öldürüleceği haberini aldı, bunun üzerine kadın oğlunu mahzenden çıkardı. Annesi çocuğuna Şebatınıko adını koymuş, onun çok ok atan, eli açık ve eli bol biri olmasını dilemişti.
Şebatınıko gün yüzünü görmemişti, günyüzü aydınlığı ile karşılaşınca şaşırdı. Güneşe doğru parmağını uzatıp bunun ne olduğunu annesine sordu. Annesi de güneş dedi. Gün batınca yıldızları sordu. Annesi de onların yıldızlar olduğunu söyledi.
– Şebatnuk, – dedi annesi, Nat Aleg, babanı aldırdı, onu öldürmek istiyor. Atına binip peşinden git. Bozasını içmeden ona yetiş. İçeri gir, boza dolu boynuzu (kadehi) onun elinden kap ve boynuzun içindeki kobra yılanını (şegıble) öldür, yoksa o yılan ya seni ya da babanı öldürür.
Oğlan yetişti, eve girdiğinde de, Verzemeg’in elinde boynuz ayakta durduğunu gördü.
Nat Verzemeg Natların Başkanı olduğundan topluluğa dönüp bir konuşma yapması gerekiyordu:
– Kim ne diyecekse bozalarımızı içmeden önce söylesin, aksi takdirde geç kalmış oluruz, – dedi.
Bunun üzerine Şebatınıko “Benim bir diyeceğim var” diyerek babasının yanına yaklaştı, boynuzu babasının elinden düşürmek istiyordu.
Eline vurup boza dolu boynuz kadehi yaşlı Verzemeg’in elinden düşürdü, yerde sürünen zehirli yılanı kılıcıyla öldürdü, Aleg’e dönüp bir hamle yaptı, ama kılıcı yana sıyrıldı ve Aleg’in kulağını kopardı.
Natlar korkudan dışarıya fırladılar.
Verzemeg delikanlının yanına gelip sordu:
– Sen kimsin, nereden geldin böyle?
– Benim kim olduğumu bırak, evinin yolunu biliyorsan, ortalık karışmadan bir an önce evinin yolunu tut! – diyerek Şebatınıko, yaşlı Verzemeg’i yüksek sesle uyardı.
Verzemeg atına atlayıp Aleg’in evinden ayrıldı, Nat toplantısı da sona ermiş oldu.
Şebatınıko döndüğünde annesi sordu:
– Ne yaptın, yaramaz çocuk? – diyerek.
– Dediğini yaptım, – dedi çocuk da.
Şebatınıko yeraltı/mahzen evine döndü.
Üçüncü gün, Verzemeg perişan halde eve döndü. Karısı onu karşıladı ve ne olduğunu sordu.
– Öyle yaman bir atlı geldi ki, benzerini ömrümde görmüş değilim, benim için yaptığı iyiliği, benim için yapan başka birini görmüş değilim, – dedi Verzemeg.
– O çocucuğun senin oğlun olmasını ister miydin? – diye sordu kadın.
– Onu dünya mülküne yeğlerdim, – dedi Verzemeg.
– O, senin oğlun, – dedi kadın.
– Nasıl olur, sen bana çocuğumun ölü doğdunu söylemiştin ya, – dedi Verzemeg.
– Öyleyse düş peşime diyerek, kadın ihtiyarı yeraltı evine götürdü.
– Yanılmış olmayasın, seni kurtaran çocuk bu çocuk olabilir mi?
– Evet, buydu, – dedi ihtiyar.
Aynı gün Şebatınıko mahzen evinden ayrıldı.
Şebatınıko Aleg’in evini ararken Aleg’in kızı Akonde ile karşılaşmıştı. Aleg’in evini, Şebatınıko, Nat Verzemeg’in o evde olduğunu bildiği için arıyordu. Akonde, ağırlama bahanesiyle Şebatınıko’yu oyalamak ve Verzemeg’i kurtarmasını önlemek istiyordu. Bunun için Şebatnıko’yu güler yüzle karşılamıştı. Olup biten olayları anlatan bir şarkı da bu olay üzerine bestelenmişti.
Savsırıko ile Şebatınıko’nun kuzen oldukları söylenir.

Not:
Natuhay teksti. Nartlar, cilt III, No. 226. Anlatan Hağur Şevefıj, 1879 yılında Kıyıboyu Şapsığe’nin Natıhuace köyünde doğdu, Şapsığ.
19 Mayıs 1959’da teksti Natıhuaye’de yazıya aktaran Natho Kırmız, Adıge Öğretmen Okulu öğrencisi. Orijinal tekst, Adıge Bilimsel Araştırma Enstitüsü’ndedir.

Exit mobile version