MEFENEF

Ayşet -36  (s. 255-260)

Ayşet -36  (s. 255-260)

 

Maşbaş İshak  (Tarihi roman)

XIV

Yol ve düşünce her zaman birliktedir. Düşünce, arzu ve niyet öne çıkmış olsa bile, yol onlardan geri kalmaz. Bazen birlikte ve birbirine bağlanmış olarak yol alırlar, bazen ayrılır, birbirleri ile yarışır, bazen de yaşlandıklarında tamamen birbirlerinden ayrılırlar.

“Yola koyulan yolda kalmaz” derler, ama Fahri ile Orhan için yol durumu nasıl gelişecekti? Uzun bir yolculuk mu, yoksa kısa bir yolculuk mu yapacaklardı? Bunu bilmiyorlardı. Hayırlı bir iş için yola koyulmuşlardı, kişisel çıkar, yiğitlik gösterisi amacıyla yola çıkmış değildiler. İnsanı sevinçten çok üzüntü yorar, “fırtına sonrası hava açar, sonrası yine fırtına olabilir” diyor ve başlarından geçmiş olayları unutmuyorlardı. Bu kaygıyla, birkaç günden beri. başarılı olup olmayacakları düşüncesi içinde  yolculuk yapıyorlardı.

Yolcu ve iki kişi isen, çok şeyle karşılaşırsın. Anıların seni gülümsetir ya da seni yeniden üzer, moral verir ya da kendine kızmana yol açar. Fahri ile Orhan neyi anımsasa, birbirine anlatsa bile, yine yola devam ediyor, ama birbirine sorular sormadan da edemiyorlardı. Fahri’nin Melen’e gelinceye değin içinde sakladığı bir endişesini, ilgisiz şeylerden konuşarak anlatmaya başladı:

Orhan, Fahri’nin, korkulacak, üzülecek şey  yok dediği sözleri üzerine beyaza kesilmişti, Fahriye baktı ve sordu:

Beti benzi kaçmış halde Jeanette-Nicole kendini dizginleyerek zar zor konuştu:

Kapıdan içeri giren Charlotte-Elizabeth Aisse, boyca uzamış ve değişim geçirmişti, içeride iki kişiyi görünce önce bir irkildi, ama birini  tanıdı ve Fransızca sordu:

Bu son birkaç yıl içinde hiç konuşmadığı için unutmuş olduğu Adıgecesiyle Orhan’a sordu:

Fahriler içerideyken kararmaya başlayan gök yüzü, kuzeyden esen bir rüzgarla daha da karardı, yere düşen yağmur damlaları artmaya ve şiddetlenmeye başladı.

Soğuk rüzgarın pencerelere çarptığı yağmur damlalarından aşağı kalmayacak  ölçüde Ayşet’in gözlerinden  yaşlar dökülüyordu…

Exit mobile version