27 Mart Dünya Tiyatro Günü, Adıgey Tiyatroları ve Sanatçılarla Söyleşiler
27 Mart Dünya Tiyatro Günü, Adıgey Tiyatroları ve Sanatçılarla Söyleşiler
Ülkemizin kültür mirasını koruma ve geliştirme konusunda tiyatronun büyük bir işlevi ve önemi bulunuyor. Tiyatro toplum yaşamını zenginleştiriyor ve kuşakları birbirine bağlıyor. Adıgey’in gurur duyacağı yetenekli oyuncuları, adları uzak diyarlara ulaşmış kıdemli (nahıj) sanatçıları ve onların yerlerini alacak çağdaş gençleri ve tiyatroları var.
Śey İbrahim adlı Adıge Ulusal Tiyatrosu ve A. S. Puşkin adlı Adıgey Rus Devlet Tiyatrosu çalışanları ile 27 Mart Dünya Tiyatro Günü öncesinde, Adıge Mak gazetesi adına görüşmeler yaptık.
Tiyatro nerelerden başlayıp günümüze gelmiş?
Sanata emeği geçen ve tiyatroda görev almış olan ünlü kişiler tiyatrolar kurdular. Tiyatronun bir yarınının olması için yetenekli aktörler (oyuncu), rejisörler (yönetmen), ressamlar, biçki-dikiş ustaları ve terziler gerekiyor, bunlar hep birlikte tiyatroda çalışıyorlar.
Hakuy Anzavur, Adıge Cumhuriyeti değerli tiyatro oyuncusu; sanat koleji tiyatro bölümü mezunu, okuldan sonra Ulusal tiyatroda oyuncu olarak çalışmaya başladı. Sahnede 60 üzeri rol aldı. Mesleğini seven ve işini ciddiye alan biri.
Sanatçı Rusya’nın değişik tiyatrolarında rol almaya başladı. Komedi temsillerinin trajedi temsillerinden çok daha zor olduğunu söylüyor. 30 yılı aşkın bir süreden beri tiyatroda çalışıyor, Krasnodar, Nalçik, Kazan, Kırım ve Türkiye’de verilen temsillere katıldı.
Hakuy Anzavur, Zıha Zavur ile birçok oyunda rol aldı, onu izledi ve onu örnek aldı, deneyim kazandı. Zıha Zavur, Hakuy Anzavur’a sanatın inceliklerini gösterdi. Genç oyuncuların da görev aldığı “Pseĺıhoher” (Псэлъыхъохэр – Talipliler) piyesinde, kendisine Hapape rolü verildi. Şimdi o rolü Zıha Zavur yerine Hakuy Anzavur oynuyor.
Bu rolü büyük bir sorumluluk olarak gördü, sevilen temsillerin alışılmış başoyuncusu olan Zıha Zavur’un yerini almak kolay şey değildi. Yine de yıllara dayalı sanat çalışmasının bir sonucu olarak bu işi başardı ve kendini kanıtladı.
Sanatçı açısından en önemli olan şey, gönüllere, ruhlara ve akıllara sesmek, onlara ulaşmak ve insanoğluna mutluluğa giden yolu göstermektir.
—
– Kolejden mezun olduktan sonra, çok genç yaşta tiyatroda işe başladım. 30 yıldan beri tiyatro evim oldu. Nahıj (kıdemli) oyuncularımız Thak’umeşe Nalbıy, Vucıhu Mariyet, Zıha Zavurbıy ve daha başkalarını örnek aldım. İşimi en iyi bir biçimde yerine getirme çabası içindeyim. Ulusal tiyatroda içten gelerek çalışmak istiyorsan Adıgeceyi iyi bilmen gerekir. Adıgece güzel ve zengin bir dil. Çocuklarımıza dilimizi öğretmemiz ve dilimizi geliştirmemiz gerekiyor. “Adıge Mak” gazetesinde çalışacak gençlerin eğitildiği gibi, tiyatroda görev alacak olan genç yeteneklerin de Adıgeceyi iyi bilmeleri ve eğitilmeleri gerekiyor. Bu takdirde tiyatronun yarınları ve bir geleceği olur, – diyor sanatçı.
Tiyatroyu çok sevdiği oyuncunun sözleri ile doğrulanıyor. Her temsilde oyuncu gücünü ve yeteneğini ortaya koyuyor, karakterleri, oyun kahramanlarını gerçeğe uygun biçimde canlandırıyor.
—
Temsil sona erdiğinde rolü de terk etmek gerekir. Ancak zor roller de vardır, bir kez kendini role bir kaptırdın mı, o zaman, nasıl derin bir okyanusa düşmüş olduğunu anlıyorsun. Ulusal tiyatronun bir süre önce sahnelediği “Bir Avuç Toprak” (ЧIыгу Iэбжыб) piyesi insanın içine oturuyor. Sevgili yurdundan yoksun düşmüş olan Vubıh toplumunun başından geçmiş olan yıkımı öğrenmiş oldum.
Her ulus kendi dilini koruma altına almalı. Sahnede söylediğin sözlerle izleyiciyi ağlatıyor ya da güldürebiliyorsun. Oyunculuk insanın içine işleyen mesleklerden biri. Tiyatroda çalışmıyor olsaydım, ne yapardım bilemiyorum, – dedi Anzavur.
Sihu Ramazan, Adıge Cumhuriyeti halk ressamı. 38 yıldan beri tiyatronun dekorasyon ve sahne donanımı işlerinde çalışıyor. 100 üzeri temsilde dekorasyon işlerini üstlendi.
—
Ressamın işi çeşitlilik gerektirir, tiyatral gösteri sanatına uygun olarak, temsilin yaşandığı dönemi yansıtacak bir biçimde resimler çizilmeli, bu da kolay bir şey değil ve bu işi başarmaya çalışıyoruz. Günümüz gerçeklerine uygun olarak sahne düzenlemeleri yapıyoruz.
Ressamın işi, önce piyesi okumakla başlıyor, ardından rejisörle, oyuncularla, ressamlarla, bestecilerle, ses mühendisleri ve koreograflarla birlikte çalışmak oluyor. Bütün bunları araştırmak ve sahneye uygulamak gerekiyor, – diye anlatıyor Sihu Ramazan.
AC Tiyatrosu değişik çalışma programları düzenliyor. Gösteriler sunuyor, değişik rejisör ve oyuncularla çalışıyor, uzun sürelerden beri sahnelenen oyunlara genç oyuncular alınıyor, ulusal oyun yazarlığımızın ilginç yapıtları günümüzde de temsil ediliyor. Her oyunda ressamlar durmadan ve yorulmadan çalışıyorlar.
—
AC değerli sanat emekçisi, AC Tiyatro topluluğu sanat yönetmeni Açumıj Rüstem tiyatroyu bir basamak yukarıya çıkardı. Rüstem yorulmak nedir bilmeden yeni projeler üzerinde çalışıyor, yeni çıkış yolları arıyor ve yeni olanaklar buluyor.
Kostüm tasarım ve dikiş atölyesinde (tsex) 12 kişi çalışıyor, yeni ressamlar geliyor ve bizi sevindiriyorlar. Üzerinde çalıştığım ilk oyun “Ölüyor Olsak da Mutluyuz” (ТэлIэми, тэтхъэ) piyesi. Şu günlerde “Kral Oidipus” gibi oyunların temsil edilmekte olduğunu da söylersek ulaştığımız düzeyi anlarsınız, – diyor Sihu Ramazan.
Liya Telenkova AC değerli oyuncusu, A. S. Puşkin adlı Adıgey Rus Dram Tiyatrosu’nun tarihinde ad bırakmış görkemli sanatçılardan biri. Adıge Öğretmen Koleji’nden mezun olduktan sonra, önce öğretmen olmayı düşünmüştü, ama Kuban Kültür ve Sanat Üniversitesi’ni bitirdikten sonra, 25 yıldan beri tiyatroda çalışıyor.
Görev aldığı ilk temsil “Kaderi Kandıramazsın”
(Судьбу не обмануть) oyunu, Liya buncu kendi yaşamı imiş gibi görmüş.
Çok genç olduğum bir sırada Puşkin’in “Boris Godunov” yazısındaki kız rolü bana verilmişti. O rolden sonra bana hangi rol verilirse verilsin zor gelmemişti, o ilk rol bana çok zor gelmişti. 50 üzeri komedi ve dramda oynadım. “Mahkûmlar” (Агъэмысагъэхэр) oyununda kocasını öldüren ilk kadının rolü bana verilmişti.
Oyunda değişik ülkelerde işlenmiş yedi suç olayının öyküleri işleniyor. İzleyiciler bu kadınlardan sadece birinin affını doğru buldular, diğerlerini toplumdan uzak tutmayı uygun gördüler.
Benim temsil ettiğim kadın rolünü izleyici bağışlanmaya değer buldu. Kocası kadına çok çektirmiş ve onu canından bezdirmişti. Temsilden sonra başımı kaldırıp insan yüzüne bakamadım, kadının bu yaptığı şey yüzünden utanç duyuyordum, – dedi Liya Telenkova.
Bugün Liya Telenkova’nın yaşamı sarsılmış, ikiye bölünmüş durumda. Daha önce mutlu ve huzur içinde bir yaşamı vardı. Şimdi sıkıntı içinde, Rus Dram Tiyatrosu sanatçısı olan eşi Konstantin Mezdrin özel ordu operasyonu kapsamında cepheye götürüldü. Savaşın sona ermesini, kocasının sağ salim –Ukrayna’dan- geri dönmesini bekliyor.
Svetlana Fomenko 29 yıldan beri tiyatroda çalışıyor, “parmaklarıyla harikalar yaratıyor”, dikiş nakış ustası, terzi. Tiyatroda sahnelenen oyunlarda giyilen ve değişik dönemlere ait kostümlerin taslaklarını o “hazırlıyor” ve kostümleri o dikiyor.
Kostümlerin dikim farklılıkları her bir oyuncuyu daha iyi karakterize ediyor ve güzel kostümler oyuncuları daha güç gösteriyor.
– Küçüklüğümden beri kostüm (giysi) dikmeyi seviyorum. 1979’da Maykop Koleji dikiş-nakış ve terzilik bölümünden mezun oldum, bir süre toplum hizmetinde çalıştım, ardından tiyatroya geçtim.
Örnek aldığım ressam ve modelist, AC değerli kültür emekçisi Davur Lüdmila ve onunla çalışma şansım oldu. İlk kez diktiğim Adıge kostümlerini hiç unutmuyorum, kostümlerin altın işlemeleri bana çok zor gelmişti.
İşimiz değişik temsillerde giyilecek olan kostümleri dikmek ve yenilemektir. Her temsil için değişik kostümler dikerek tiyatro yaşamının içine girmiş olduk.
Regina Homyakova Adıgey Rus Dram Tiyatrosu’nda genç bir oyuncu. Thabısım Vumar adlı koleji bitirdikten sonra tiyatroya alındı. İki yıl içinde ilginç roller almayı başardı. “Buradaki Şafaklar Sessizdir” (А зори здесь тихие), “Mahkûmlar” (Агъэмысагъэхэр), “Morozko” (çocuk masalı) ve “Külkedisi” (Золушка) temsillerinde rol aldı.
“Üç Kızkardeş” adlı temsilde en küçük kızkardeş İrina rolünü oynadı.
—
– İlk rolüm, “Buradaki Şafaklar Sessizdir” oyunundaki uçaksavar Liza Briçkina rolü oldu. Rolümü iyi ezberlemiştim ve çok heyecanlıydım, yine de başarılı oldum.
Oyuncunun tiyatroyu sevmesi yetmez, sahne öncesinde de provalar yapması, oyunu sevmesi ve iyi hazırlanması gerekir. Duyarlı ve sevgi dolu biri değilsen oyuncu olamazsın. Yönetmen Aleksandr Muriti’nin sahnelediği “Mahkûmlar” (Агъэмысагъэхэр) oyununda 4’üncü kadın rolünü oynadım. Kadını haklı bulmuyorum. Günümüz dünyasında sahnelerde işlenen olaylar toplumu derinlemesine düşündüren olaylar oluyor.
Toplumu ileriye yönlendiren ve kadının dünya görüşünü ve bilincini geliştiren, kadının içini bunaltan ve onu mutsuz kılan şeylerden kurtulmasına yardımcı olan ve kadının toplumdaki yerini işleyen durumlar, oyunlardaki başkahramanlar (başrol oyuncuları) tarafından dile getiriliyor. Şu an tiyatro benim yaşamım. İşime ilgi duyuyorum ve işimi seviyorum, – dedi Regina Homyakova.
Oyuncular güçlerini, tiyatroyu çok seviyor olmalarından alıyorlar. Yeni adımlar atarak ve yaşama yeni projeler katarak çalışmalarını sürdürüyorlar.
Łepŝıko Fatim.
Adıge Mak (Adıge Sesi), 26 Mart 2026