Sorunlarımız Üzerine Özet Bilgilendirmeler – 4

Haritada Şapsığ gösterilmemiş, onun yerine A a harfleri yazılmış.
Cumhuriyetler:
Kuzey Kafkasya’da sırtını Kafkas Sıradağlarına yaslamış 6 cumhuriyet ve kuzeylerinde de düzlük Stavropol Kray var. Bu birimlerin tarihten gelme bir siyasal beraberlikleri yok, ancak geleneksel ve kültürel ortak yanları da var.
Çoğunlukta olan Kazaklar ve Kafkasya Rusları değişik ölçülerde, az ya da çok Adıge gelenekleri ve kültürü ile tanışmış bulunuyorlar. Kuban Kazakları ise din ve dil dışında Adıgelere hayli benzemiş sayılabilirler. Ermeniler içinden bir grup olan Adıge (Çerkes) Ermenileri Adıgelerden farksızlar, terbiyeli ve din dışında anadilleri de Çerkesçe olan bir kardeş topluluk.
Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi’nde (KKFB) Dağıstan ve Çeçen cumhuriyetleri ile Stavropol Kray dışında, yerel cumhuriyetler çok küçükler; her birinin nüfusu 1 milyonu bile bulmuyor. Bu cumhuriyetlerin nüfus açığı gibi bir sorunları da yok, ayrıca diasporaları da büyük değil.
Bu cumhuriyetlerin, Ukrayna’da barış sağlandıktan sonra, federal merkezin desteği ile, başta turizm olmak üzere, özel bir program dahilinde kalkındırılmaları beklenebilir.
Kafkas Dağları bir doğa koruma alanı, harika bir yer ve temiz su kaynağı (deposu) özelliğindedir. Bu nedenle ancak hafif sanayi kuruluşlarına izin veriliyor.
Sorun Adıgey ve Krasnodar Kray’dadır. Anlayamadığım bazı marjinal gruplar ultra yayılma hayalleri taşıyorlar. Bunlar Adıge ve Şapsığları parçalama ve ufalama peşindeler. Rahmetli bir tanıdığıma kumarbaz bir köylüsünü, kumar diye sormuştum. “Ahmet’in tamamı kumar olsa ne yazar” demişti.
O hesap ortakları olan ve hepsi 600 bin bile etmeyen Kabartaylardan bazı aşırılar; Karaçay’ı, Balkar’ı, Abazin’i, vs aşıp 500 km ilerideki ve Rus okyanusu içindeki Adıgey, Tuapse ve Soçi’ye kanca atmak istiyorlar.
Olacak şey mi?
Geçmişte, 1921’de, Kuban ya da şimdiki Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Kabartay ve Abazinleri, güçbirliği fırsatı varken, kendi kabileci tutkularıyla Adıgelerden, “sürüden” ayrılıp kendilerini de, Adıge ve Şapsığları da güçsüz konuma düşürmüş ve Rus milliyetçilere koz vermişlerdi.
Aynı Kabartaylar 1990’larda yüzde 10 gibi düşük nüfus yüzdelerine bakmadan Karaçaylardan ayrılmak için referandum istediler, kaybettiler, Abazin ve Nogayları da karşılarına almış oldular, rövanş olarak da, iki Kabartay rayonundan birer Abazin ve Nogay rayonu yaratılmasına yol açtılar.
Hata üstüne hata yapılıyordu.
Bugün için yapılması gereken şey, her cumhuriyet ve bölgenin kendi sorunları ile kendisinin ilgilenmesi olabilir. Başka cumhuriyet ve yörelerin iç işlerine karışmak doğru olmaz.
Birleşme denirse, 6 cumhuriyet ve 1 kray, belirttiğimiz gibi, KKFB’nde zaten bir federal birlik içinde.
Adıgey ve Krasnodar Kray’ın bu birliğe katılması beklenebilir mi?
Moskova isterse olur tabii, ekonomik anlamda zaten beraberler, ancak Krasnodar Karay’ı ve diğer 7 cumhuriyeti ve Stavropol Kray’ı birleşmeye ikna etmek ve bir dizi düzenleme yapmak gerekir. Moskova buna niçin gerek duysun ki?
Moskova bastırmadığında, Krasnodar Kray böyle bir birleşmeye, kendi kaynaklarını diğerleri ile paylaşmaya yanaşır mı? “Önce can, sonra canan” demişler. Sosyalizm ve Sovyetler dönemi de geride kaldı.
Haddimize değil, biz sadece bir fikir jimnastiği yapıyoruz.
Krasnodar Kray’a ve Şapsığlara gelince:
1990’lardan beri Adıgey’de halklar arası bir dostluk ve barış atmosferi var. Güzel şey. Buna karşılık Krasnodar Kray ne durumda? Şapsığlar Krasnodar Kray’ın Soçi ve Tuapse’deki soykırım kalıntısı kadim yerli halkı.
Şapsığların kahramanlık dolu bir tarihi geçmişi ve dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan güzel gelenek ve özellikleri var. Bunu bütün bir dünya biliyor. Benzerleri Kafkasya’da ve İsviçre’de görülebilir. Bundan birçok ders ve deneyim elde edilebilir.
1864-1880 yılları arasında dağlara çekilip direnmiş ve toprağında kalma hakkını Rus makamlarından koparmış olan cesur bir halk söz konusu.
Bilindiği gibi, 1864 yılı sonrasında Şapsığ’da barınma hakkı Şapsığların ve komşularının elinden alınmıştı. Ancak direnerek, daha önce de söylediğimiz gibi, şimdiki Soçi ve Tuapse rayonlarında yerli halk olarak kalma hakkını Rus işgalcilerden koparmışlardı.
Şapsığlar federal yasaca tanınmış ve “koruma altına alınmış” 47 küçük yerli halktan biri. Bu topluluk o yerde yaşamayı bir hak olarak 1870/80’lerde özel anlaşmalar yoluyla elde etmiş, 1924’te de özerk bir ilçe (rayon) yönetimi kurmuştu.
Bu vesileyle halk liderlerinden rahmetli Dr. Yusuf Suat Neğuç‘u saygıyla analım.
Özerklik 1945’te, bilemediğimiz nedenlerle Şapsığların elinden alındı ve Şapsığlar ufalanmaya başlandı. Özerkliğin alınmış olması, diğer halkların geleceği konusunda güven yaratıcı bir durum olamaz.
Krasnodar Kray Parlamentosu’nun bu yiğit ve örnek halkın torunları için, RF anayasası gereği çıkarması gereken “Şapsığ küçük yerli halkı tüzüğünü” bir türlü çıkarmadığı ve savsakladığı söyleniyor.
2026 yılı, “Rusya küçük yerli halkları yılı” olarak ilan edildikten ve Putin’den zılgıt yendikten sonra, Krasnodarlı ve Soçili yetkililer Şapsığları lütfen ve alelacele anımsadılar ve birkaç Şapsığ’ın yakasına şilt takıverdiler.
Görev bununla tamamlanmış mı oluyor?..
1990’larda hak ve özerklik talebinde bulunan Şapsığlara, o sıralar, Krasnodarlı yerel Rus yöneticiler, “Nüfusun yüzde 3-4’ü olan siz Şapsığlara özerklik verirsek, çok daha fazla sayıda olan diğerleri ne demezler?” “Sırtınız pek, karnınız toksa oturun oturduğunuz yerde” diyerek tehditler savuruyor, Şapsığlara özerklik verilmemesi için de, para vererek Tuapse’de milliyetçileri ev ev dolaştırıp imza toplatıyorlardı.
Çirkin şey. Sanki Roma Arena’sında yenik gladyatörün öldürülmesi izni için parmaklar indiriliyordu.
Bir kere diğerleri ile Şapsığlar bir tutulamaz. Uluslararası demokratik normlara göre Şapsığların tarihten gelme hakları var, toprağın sahibi onlar; üstüne üstlük Şapsığ-Adıge/Çerkes soykırımının kabul edilmesi, dahası Rusçanın yanında Adıge (Şapsığ) diline de statü verilmesi gerekir.
ABD’nin 1 milyon 400 bin nüfuslu Hawaii eyaletinde 18 bin kişinin evde konuştuğu yerli Hawaii dili İngilizce ile birlikte eyaletin tamamında ikinci resmi dil. Çünkü Hawaililer adaların yerlileri, toprağın tarihi sahipleri. Sayıları yüzbinleri bulan Çinli, Koreli, Japon, İspanyol ve Filipinli Hawaiililer ya da Rus deyimi ile “diğerleri” ve onların dilleri ile yerli Hawaii dili bir tutulmuyor.
Sayı ve oran dışı kriterler de var. Örneğin, İsviçre nüfusunun yüzde 0,5’inin (60 bin kişinin) konuştuğu yerli Romanş dili resmi dildir. Sibirya’da Omsk oblastında 23 bin nüfuslu Azovsky Nemetsky Ulusal Rayonu’nda da Almanca resmi dildir.
Cumhuriyetler, tarihi ve hukuki özellikleri:
Rusya Federasyonu’nda (RF) nüfus çoğunluğu Rus olan cumhuriyetler de var. Örneğin Adıge Cumhuriyeti’nde cumhuriyete ismini veren ve taşıyıcı halk olan Adıgelerin oranı, 500 bin toplam nüfus içinde yüzde 19,75’tir (98 bin); Kabartay-Balkar Cumhuriyeti’nde de Kabartaylar ve Balkarlar taşıyıcı halklardır.
Bu halkların dilleri kendi cumhuriyetlerinde, Rusça ise RF tamamında resmi dildir. Taşıyıcı halkların ve azınlıkların statüleri federal anayasa ya da federal yasaların “güvencesi” altındadır.
Adıge Cumhuriyeti’nde Adıgece resmi dil ve anadili statülerinde – iki ayrı statüde – kreş, anaokulu ve ortaöğretim okullarında öğretilir. Ancak, uygulamada anadili öğretimi aleyhine esnetmeler de yapılabiliyor.
Örneğin, öğrenci anadilini öğrenme hakkından vazgeçebilir, ama cumhuriyet dilini – okulda o dilde ders varsa – okumak zorunda.
Rusya’da bu yıl 20 eylülde seçim var, ardından Ukrayna’da barış da sağlandığında – ki zordur – Batı ambargosu kalkabilir, bir yumuşama ve rahatlama süreci içine girilebilir. Ancak Batı, özellikle AB, Rusya’yı bir tehdit ve korku unsuru olarak görüyor. Bu algı terk edilmediğinde kanlı bir süreç içine de girilebilir.