Zamanın Durduğu Köy
Lığotkh (Лыгъотх – Lığo Sırtı) köyü Psışope rayon merkezine, tatil beldesi Psışuape’ye 25 km mesafede, köye tek bir yol var, bu nedenle şaşırmaz ve doğruca köye gidersin. Dar dağ yolunu yavaş yavaş tırmanır, Kalej köyü kıyısından geçer ve sonunda en eski Adıge köylerinden birine varırsın. “Mutluluğun kaynağı – sıradanlık ve rahatlıktır” – diyor köyün yerlileri. Lığoth sürekli bir dinginlik içindedir; orada güzel kokular yayan nefis bir yaz yeli eser, arı vızıltıları dağlardan yaz mevsiminin indiğini bildirir.
Çevreye bir bakacak olursan, kendini bambaşka bir dünyada sanırsın: Bunaltıcı deniz kıyısından buraya gelecek olursan, azami yirmi dakikalık bir yolculuğun olur ve kendini doğanın dinginliği içinde bulur ve büyülenirsin.
Ebedi sıradağların gölgesinde
Köylülerin dediklerine göre, Lığotkh köyü ve çevresinin farklı bir mikro iklimi var, diğer yörelerden farklı: Burada sürekli bir ferahlatıcı esinti yaşanır ve burası civar yerlerden daha serin bir yöredir. Kışı daha erken gelir ve ortalık buz kesilir, yaz sıcağı ise daha geç gelir, ortalık ancak mayıs ayında ısınır. Köyün adı da buradan geliyor. Soçi’de kışlar ılık geçer, ama burada termometre eksi 17 – 20 derecelere kadar inebilir. Eskiden Lığolıst’ın bu yerde yaşadığına inanırlardı, Lığolıst, Adıge masallarında kuzeyden esen soğuk rüzgarların tanrısı olarak anlatılırdı.
Geçmişten gelen esintiler
Köyde tek bir cadde var, adı da Nart. Sovyetler döneminde inşa edilmiş olan konutlar dağlara yapıştırılmışlar gibi duruyorlar. Köyde yirmi kadar meskun konut kaldı, Lığotkh nüfusu da kırk kişiden fazla değil. Yaşlıların anımsamasına göre, devlet çiftliğinde (sovhoz) çalışan işçi sayısı şimdiki köy nüfusundan fazlaydı.
Köyde yıkık avlu sayısı çok, uzun zamanlardan beri terk edilmiş yıkık evler de görülüyor, o çökük evlerin yanında donanımlı yeni evler de var, bu son yıllarda yazlık evler (daçalar) inşa etmek için arsa satın alanlar çoğaldı. Şu an köy nüfusunun çoğunluğu bu tür yazlıkçılardan oluşuyor.
Terk edilmiş eski evlerin hala sahipleri var, 1990’lı yıllarda, devlet meyve üretme çiftliği (sovhoz) “Psışuape” kapatıldı, bunun üzerine gençler Karadeniz kıyılarına göç ettiler, iş bulup oralarda çalışmaya başladılar.
Yol kenarında dükkan olarak kullanılmış olan eski bir bina duruyor. Söylendiğine göre, bu evde kreş de varmış. Evin yakınlarında köy kulübü de varmış. Dükkan uzun yıllardan beri kapalı, köyde alışveriş yapacak yer yok. Gıda maddeleri, posta işleri, köy yönetimi ile ilgili işler için iki km uzaklıktaki Kalej köyüne gidiliyor. Bazen minibüsle Kalej’e gidiyoruz, minibüs bir düzlükte duruyor. Dağ sırtındaki evlere ise yürüyerek çıkmak gerekiyor.
– Bu gibi kıyıda köşede kalmış köylerin ana sorunu su. Köyde köylünün dağdan kendi getirdiği su kullanılıyor. Dağdan gelen suyun kaynağı kuruduğunda, – diyor Lığoth köy muhtarı Uşho Medine. – Tankerlerle su getirtiyoruz. Doğrusunu söylememiz gerekirse Lığoth’ın çözüm gerektiren birçok sorunu var, ama elli yıl öncesinin umutsuz günlerini artık yaşamıyoruz. Çok mükemmel olmasa da bir asfalt yolumuz var. Suyumuz, elektriğimiz, telefon ve internet bağlantılarımız var, cadde ve sokaklarımız elektrik ışığıyla aydınlatılıyor. Geçtiğimiz yıl toplu taşıma aracı için bir durak da inşa ettik. Diğer sorunlarımızı da gidermeye çalışıyoruz, ancak ana sorunumuz kaliteli bir içme suyuna kavuşmak.
Dağlarda yaşam koşulları
– Lığoth dinlenmek için iyi, yaşamak için zor bir yer, – diye anlatıyor köyden Ruslan. – Köyü ayakta tutan şeyler, kreş, çocuk yuvası, okul, ekilecek toprak, gelecek kuşaklara aktarılması gerekli olan gelenek ve görenekler… Şu an meyvecilik, bahçecilik ve arıcılıkla uğraşan kişilerimiz var, çoğunlukla bu gibi işleri geleneksel yöntemlerle yapıyorlar, bu nedenle verim düşük, bu gibi işler pek bir kazanç getirmiyor, yine de kente uzak bir yerde yaşıyorsan kendi işini kendin göreceksin, bunun dışında bir çözüm yolu yok.
Aşe Irmağının güzelliğinden yararlanma yoluyla ulusal turizmi geliştirmenin yollarını araştıran köylüler de var. Lığoth’ın doğal güzellikleri Soçi’ye gelen konukları köye çekiyor: Benzeri olmayan mağaralar, şelaleler, İsp evleri (dolmenler) ve daha ilerilere gittiğimizde, eski Adıge anlatılarında yer alan Yaşlılar Dağı da (ЛIыжъмэ я Къушъхьэ) (*) burada.
– İlginç bir şey, turizm, köyü kalkındırmayacak olsa da, bize sosyal ve ekonomik katkı sağlayacak, yeni işyerleri açılmasına neden olacak, – diye sözünü sürdürüyor yerel yönetim başkanı. – Soçi’de etnik farklılıklara, değişikliğe ilgi duyan kişi sayısı her gün artıyor, Şhafit, Kalej ve Hacıko köylerinde yaşayanlar turizmle ilgilenmeye başladılar. Bu konuda Lığoth da bir şeyler yapmalı diyoruz.
Geçmişten günümüze
Köy, “Karadeniz kıyısı Şapsığya’sının Bahçeli Evi” (Хы ШIуцIэ Iушъо шапсыгъэм и ХапIэу) sayılan, 19 ve 20. yüzyıllardan kalma Adıge evi ve eşyaları olan bir arsa var, köy bununla gurur duyuyor. Arsayı 1992’de Soçi Tarih Müzesi satın aldı, bahçe ve ev kamu mülkiyetine geçti.
– O evi iş olsun diye seçmemişlerdi: Evin yaşı, Adıge evinde bulunan mimari özellikler uzmanların ilgilerini çekmişti, – diye anlatıyor müze çalışanı Huşt Aminet. – Bir tek bu konuttur Şapsığlardan kalmış olan bina ve diğer Adıge evlerinden farklı
tek eski ev. Eski olduğu için satın alındığı sırada ev çökme tehlikesiyle karşı karşıyaydı, evi müze olarak kullanmak istemişlerdi, ama günümüze değin bir onarımdan geçmiş değil.
Kız kardeşler Huşt (Nıbe) Ayşet (1931 doğumlu) ile Uşho (Nıbe) Saryet’in (1939 doğumlu) anlattıklarına göre, evlilik öncesi o evde oturmuşlardı, ev dede ve ninelerine – Nıbe Şerełıko ve eşi Pelak’a (Пэлакъ) aitti.
– Şerełıko ile Pelak’ın doğum tarihleri bilinmiyor, ama, anlatıldığına göre uzun süre yaşamışlar, 1942 ya da 1941 yıllarında vefat etmiş olmalılar, – diyor Huşt Aminet. – On ikinci çocukları Naho ile eşi o evde oturuyordu. Şerełıko’nun oğlu Naho (doğumu 1909) 1941 yılında cepheye götürüldü ve iki yıl sonra cephede can verdi. Evde iki yaşlı kişi ile Naho’nun ailesi oturuyordu.
1 Temmuz 2003’te Adıgelerin sosyal yapılarının bulunduğu bahçe turistlerin ziyaretine açılmıştı. Soçi’den gelen kalabalık turist kafileleri yerel dans ve türkü (vored) topluluklarının şarkı ve dans gösterileriyle karşılandılar, konuklara yerel-ulusal yiyecekler sunuldu. Ancak bina çok eskimiş, tavanı çürümüştü. On yıldan beri de müze kapalı, ev turistik gezi programı dışına çıkarıldı. Şu sıralar müze günden güne hızlanan bir çökme süreci içinde.
– Üzüldüğümüz konulardan biri de müze, – diyor Karadeniz kıyısı Şapsığlarının Adıge Xase Örgütü Başkanı Çaçuh Mecid. – Atalar mirası konusunda titiz olmamız ve onu korumamız gerekiyor. Bizim için bu müzenin onarımı (yenilenmesi) çok önemli, bu konuda Soçi’deki Tarih Müzesi ile işbirliği içindeyiz, bu ilginç müze bahçesinin korunması için mücadele edeceğiz, bu tarihi ve kültürel kalıta bir statü verilmesi için elimizden geleni yapacağız. Soçi’den gelecek olanlara ve köylülere müzenin kapılarını açma umudu içindeyiz.
Lığoth’ın bir geleceği olacak mı?
On yıl önce köyün nahıjı (yaşlısı) olan Huşt Medine (yaşamıyor) ile bir görüşme yapmış olduğumu anımsıyorum. Derin kaygılar içeren görüşleri, günümüzde de geçerliliğini koruyor.
– Benzeri olmayan ve Lığoth’dan yitip giden güzelim elma çeşitlerimizi görmeliydin! – içinin burkulduğu anlaşılır biçimde anlatıyordu nahıj. – Onlardan elde edilen meyve suyu tüm Soçi’ye yeterdi! Değişik Adıge elma çeşitleri sadece köyümüzde kaldılar, ama, bunları da yitirmek üzereyiz. Fındık toplama işi de bırakıldı, en fakir köylülerimiz bile artık fındık toplamıyorlar. Çünkü istikrarlı bir fındık taban fiyatı yok, bu da sorun oluyor, fındık elde kalıyor, atalarımızın yüzyıllar boyunca uğraştığı ve geçimini sağladığı bu tür işler artık bir kenara atılmış durumda. Fındık yine de bir gelir sağlıyor, yılda iki ay çalışmak yetiyor, çalışırsan para kazanırsın. Bu kadarını bile yapmıyorlar.
Sözün bittiği yer işte burası: Zorlu ve büyük değişimlerin yaşandığı günümüzde Adıge elma çeşitleri diyarı olan Lığoth köyü ayakta kalacak mı, yoksa yitip gidecek mi, bu bir ucu açık soru. Yine de devletin ve köylülerin konuya duyarlı olacakları umudu içindeyim. Bir zamanlar yaşamış oldukları Adıge öykülerinde anlatılan devler gibi, Nart Caddesi boyunda oturan Lığothlıların sonunun da masal konusu olmasını hiç istemeyiz.
(*) – Yaşlılar Dağı, söylenceye göre elden ayaktan kesilmiş yaşlılar Xase (Meclis) kararıyla Yaşlılar Dağı’na getirilir ve ölüme terk edilirdi. – hcy
Nıbe Anzor.
Adıge Mak (Adıge Sesi), 14 Temmuz 2026
Daha azını gör
Benzer İçerikler
adygvoice.ru
Уахътэр къызщыуцугъэр
Gönderi paylaştı
