Kurtuluş Savaşına Kadınlar da Katılıyorlardı

Batılı gezginlerin yazdıklarına göre, Adıge kızları da erkeklerle birlikte savaşlara katılıyorlardı. 19’uncu yüzyıl ilk yarısında Adıge Ülkesi’nde konuk olarak bulunan İngiliz gezgin Spencer’in naklettiğine göre, “Adıgeler çocuklarını silah taşıyacak yaşa geldiklerinde ata bindirirlerdi, savaş meydanlarında kadınlarla da karşılaşılıyordu”.
Gerçekten, sıra Adıge ülkesinin korunmasına geldiğinde, kadın-erkek, yaşlı genç ayırımı yapılmazdı. Söz gelişi, ordu, dahası tüm ulus liderinin kadın olduğu durumlar da oluyordu. Üzücü de olsa, bu tür kızların adları çoğunlukla günümüze ulaşmamıştır, ama – tek tük de olsa – ulaşanlar da vardır.
Vubıh ihtiyarı Şhabe Haţehu, Neğuç sülalesinden bir kızı anlatıyordu. Bu anlatıyı 1930’lu yıllarda Şapsığ ülkesinde (*) konuk olarak bulunan öykü derlemecisi Çistyakova Elena derleyip yazmıştır. Kız komutan, “15 erkek savaşçının başında ve kır atının üzerinde düşmanı yere seriyordu”.
Arkuyat adlı başka bir kız daha vardı. O kız da canını esirgemeyen özgürlük savaşçılarından biriydi. Tutsak düşmesi üzerine 1859’da canına kıydı. Arkuyat’ın can verdiği Hodz Savaşı (**), menkıbeye (ğıbze) göre kesintisiz olarak yedi gün sürdü ve yedi direnişçi kız can şehit düştü. Arkuyat’ın yanında ablası Beydemet de vardı. Anlatıldığına göre, Arkuyat’ın sütten henüz kesilmemiş bir bebeği de vardı.
Kaziy Hanife’nin acıklı öyküsünü anımsamadan geçemeyiz…
Uğursuz Kafkas Savaşı sürüyordu. Adıgeler Rus Tuapse Kalesini ele geçirmeye hazırlanıyorlardı. Adı Şapsığ ülkesinde ünlü Kaziylerin güzel kızı Hanife ile görüşmek üzere ünlü ordu komutanlarından Koceberdıko Mıhamet Hanife’nin evine gelmişti.
Dönem düğün dernek yapılacak zaman değildi, yine de Hanife ünü Şapsığ ülkesi dışına da taşmış olan bu kahraman ve saygın kişiyi ret edemezdi, hayatını onunla birleştirmeyi kabul etti. Kız, Mıhamet’in baskın yapmayı düşündüğü Tuapse kalesi haberini duymuştu ve başlık parası (vase) yerine, ganimet olarak Mıhamet’in düşmandan bir top getirmesinin yeterli olacağını söyledi. Mıhamet de kendine güvenen biri olduğundan kabul etti…
Adıge Ordusu Tuapse Kalesini yerle bir etti ve Mıhamet de vaat ettiği gibi Rus topunu ganimet olarak güzel Hanife’nin bahçesine getirdi. Savaştan Mıhamet de ağır yaralı olarak geri dönmüştü. Mıhamet üzerine söylenen kahramanlık şarkısında (ğıbze) Hanife’nin şunları dediği aktarılır: «СыпыкъуокI гущэри, сыщыппыкъуэплъэкIэ, уей, и шытх гущэмэ лъы пцIыгъэр ити…» (Seni karşılayayım diye dışarı çıkıp baktığımda atını görüyorum, eyvah, atın kanlar [sırtı kurumuş kanlar] içinde…).
Kurşunun çıkarılması sırasında Mıhamet inildemedi, büyük bir metanet gösterdi, bir ara iyileşir gibi de oldu, buna sevinen ozan (geguako) “Koceberdıko Mıhamet’ten kurşunun çıkarılması” adlı güzel bir savaş şarkısı besteledi. Bu bir sözsüz müzik, nakarat (jıv) eşliğinde şıkepşıne (kemane) ile çalınıyor.
Ancak bir süre sonra durumu kötüleşti, yarası depreşti ve Mıhamet can verdi. İlk şarkıyı besteleyen ozan, bunun üzerine yeni bir savaş şarkısı daha besteledi.
Mıhamet’in vefatından sonra Hanife ortalıktan kayboldu, nereye gittiğini ve ne olduğunu kimse öğrenemedi.
Bir ara Şapsığ yiğitlerinin arasında ansızın yaman bir oğlan çocuğu parıldadı, henüz bıyığı terlememiş çok genç bir çocuktu bu. Ama çocuk o denli yaman çıktı ki, karşısına çıkanı devirip geçiyordu, yıllarını savaşlarda geçirmiş ve savaş deneyimi olan savaşçılar bile onun bu cesareti ve yiğitliği karşısında şaşırıyor ve hayran kalıyorlardı. Başını geriye çevirmeden, geri çekilmeden savaşıyordu; delikanlı adını ve kim olduğunu söylemiyordu. Vurulup atından düştükten sonra onun bir kız ve Hanife olduğu anlaşıldı. Mıhamet’in kanını yerde bırakmamıştı. Erkek başlığını başından çıkardıklarında, gür saçları ortalığa saçılmış, kadın giysileri de açığa çıkmıştı.
Bazı tarih ve öykü yazarları Dağlı (Adıge) kadınlarını, eski zamanların efsane kadın savaşçılarına benzetirler, böylesine yiğitlerin varlığını kanıtlayacak çok sayıda kadının Kurtuluş Savaşımıza katılmış olduğu da bir gerçektir.
Not: Yazı Kabartay Çerkesçesinden çevrilmiştir, – hcy
(*) – Şapsığ ülkesi, Karadeniz kıyısında, 1924-1945 yılları arasında yaşamış olan özerk Şapsığ rayonu.
(**) – Hodz Savaşı, – Fedz’in Kabartayca ve Rusça söylenişi ve burada yaşanmış olan bir çarpışma. Bk -Fedz Savaşı 150 Yıl Önce Yaşanmıştı, mefenef.com.
Başka bir varyant için bk. – https://ghuaze.net/koceberdiko-muhammed-ile-kaziy-hanifenin-hikayesi/
Fıre Anfise.
Adıge Mak (Adıge Sesi), 20.05.2026
https://adygvoice.ru/single_v2.php?post_id=185466