Yanlış Değerlendirmeler yapmaktan kaçınmalıyız

Bazı çevreler bilerek ya da bilmeyerek doğru olmayan görüşleri savunmaya ve gençleri yanıltmaya devam ediyorlar. İsim önemli değil, biz bu yazıda konuya değinmeye çalışacağız.
Değerlendirmeler tarafsız ve objektif olmalı. Konuyu açıklığa kavuşturmam için, konuyu uzun ve ayrıntılı yazmam gerekiyor.
1864 yılından önce Adıgelerin (Çerkeslerin) bir kısmı Rusya idaresine bağlanmıştı. Bu Çerkesler bir ölçüde varlıklarını korudular, bunlar bugünkü Adıgey, Karaçay-Çerkesya ve Kabardey-Balkarya cumhuriyetlerinde yaşayan Çerkeslerin atalarıdır. Bu kesim feodal Çerkes kabilelerinden oluşuyor, bu kabileler  deportasyona (kovulmaya) tabi tutulmadılar. Jeopolitik önemi daha az görülen bir yerde (*) yaşayan bu insanları yöneten beyler (pşı) ya da din adamları, farklı tarihlerde Ruslarla anlaştılar.
1864’te bugünkü Maykop’tan Karadeniz’e kadar uzanan bir saha/alan Adıgelerden temizlendi. Temizlenen bu yerde demokratik-eşitlikçi Natuhay ve Şapsığlar, zengin ve köle sahibi sınıf tarafından yönetilen Vubıhlar ve Cıhlar; din adamları tarafından yönetilen Abzahlar, vb yaşıyorlardı. Bu geniş alan Çerkeslerden boşaltılarak  Rus yerleşimcilerle dolduruldu.
Bu gerçeği bilmemiz gerekiyor; bu bölgede hiçbir Çerkes yerleşimi/köyü bırakılmamıştı ve bölge sivil nüfusa kapalı bir “askeri yasak bölge” haline getirilmişti.
Bugün bu bölgede yaşayan Şapsığ nüfus ise, sonradan oluşmuş olan küçük bir yerli nüfustur. Bunu açıklayacağız.
1870 ve 1880’lerde Rus idaresi, dağlarda direnen Şapsığlara, düze inmeleri koşuluyla, Karadeniz kıyısında ve diledikleri yerlerde küçük köyler kurma izni tanındı.
O zamana değin küçük köy kurma hakkı Hıristiyan nüfusa, Ruslara ve Kazaklara veriliyordu. Bu konuda çok şey yazıldı, ama okuyanımız yok gibi.
1864 yılı göçleri sonrasında Kuban’nın Orta Solunda Bjeduğlar, Laba Orta Solunda da K’emguy, Yecerkuay, vb kalmış; şimdiki Çerkessk kenti çevresine de Kabartaylar, Besleney ve Abazinler yerleştiriliyordu. Bu toplulukların hepsi Kuban oblastı yönetimine bağlı idiler. Bunların tarihlerini bilen kişi sayısı da çok az.
Daha doğuda Terek-Nalçik yöresinde nispeten yoğun olarak Kabartaylar yaşıyorlardı. Komşuları da Ruslar, Balkar, Karaçay ve Osetler idi.
Şapsığlar dışındaki bütün bu toplulukların ortak özelliği feodal, yani köy beyleri, Türkçe karşılığı ile köy ağaları (pşı) tarafından yönetilen ezik insanlar olmalarıydı.
1917 Şubat devrimi ve iç savaş
1917 Şubat devrimi iktidarı, illerde (oblast ve guberniya) sivil yönetimler kurma kararı aldı. Artık atanmış valilerin yerini seçilmiş valiler ve eyalet meclisleri alacaktı. Bu çerçevede Müslüman çoğunluk nüfusu olan Terek ve Dağıstan oblastlarında sivil Dağlı yönetimleri kuruldu.
1,5 milyon nüfuslu Kuban oblastında ise Kazak yönetimi kuruldu. Kubanlı Adıgeler Adıge ve Şapsığlar (hepsi dağınık 50-60 bin) Kuban Kazak yönetimine bağlı kaldılar.
Bu iki yönetim, Dağlı ve Kuban yönetimleri (yerel hükümetleri), daha kuzeydeki Don oblastı Kazakları hükümeti ile ittifak kurdu ve Ekim 1917’de iktidarı ele alan  Lenin önderliğindeki Bolşevik Hükümetini (Sovyetleri) tanımadı. Ancak bu isyancı yönetimler devrimci birlikler karşısında 3 ay bile tutunamayarak dağıldılar. Kuzey Kafkasya’da iktidar Bolşeviklerin eline geçti (Mart – Nisan 1918)
Bundan sonra Batılı ülkelerin müdahaleleri geldi ve İç Savaş başladı; İstanbul ve Karadeniz limanlarına yerleşmiş olan Batılı ülkelerin güdümünde paralı isyancı Rus birlikleri oluşturuldu, isyancı askerlere dış ülkelerden para, malzeme ve silah yardımı geliyor, askerlere ve subaylara maaş ödeniyordu. Bu birlikler, yardım ve maaşlar kesilince dağıldılar (Mart-Nisan 1920) ve Kırım üzerinden deniz yoluyla yurt dışına kaçtılar.
Sovyet dönemi
1920 yılında Moskova gerici ayaklanmaları bastırdı, devrimci kadrolar önderliğinde özerk cumhuriyet ve oblastlar kurulmaya başlandı.
Ocak 1921’de Terek oblastı (ili) yerinde Dağlı, Dağıstan oblastı yerinde de Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. Dağlı Cumhuriyeti’ne Kuban oblastında yaşamalarına karşın, Karaçaylar da alındı ve onlara bir okrug (ilçe yönetimi) verildi. Bunun da ayrı bir tarihi ve arka planı vardır.
Gelelim Kuban oblastı ile 1896’da kurulan Karadeniz guberniyasına. Bu iki il birleştirildi ve Kuban-Karadeniz oblastı adını aldı. Oblasta bağlı bir “Dağlı bölümü” de (seksiya) oluşturuldu ve bölüme il yetkileri tanındı. Dağlı Bölümü Başkanı Adıge aydını Sihu Seferbıy, bölümün yönetim kurulu yedek üyesi de Dr. Neğuç Yusuf Suad idi. Dağlı Bölümünde, merkezdeki – Krasnodar ve Maykop ilçeleri Adıgeleri, kıyıda Tuapse yöresindeki Şapsığlar ve doğuda da şimdiki Çerkessk kenti çevresinde (Batalpaşinsk ilçesinde) yaşayan Kabartaylar ve Abazinler temsil ediliyordu.
Dağlı (Adıge) temsilciler Çerkessk (Batalpaşinsk) Kabartay ve Abazinleri ile Tuapse Şapsığlarını da içine alacak özerk bir cumhuriyet kurmayı savunuyorlardı (bk. Şapsığlar ve Bir Kitap I-II, Mefenef.Com).
1921’de Çerkesskli Kabartay ve Abazinleri bir kongre toplayarak Kuban’daki Dağlı Bölümü’nden (Adıgelerden) ayrılma ve daha doğu’daki Dağlı Cumhuriyeti’ne katılma kararı aldılar.
Bu sıralarda, Dağlı Cumhuriyeti’ndeki Kabartaylar da (Kabardin okrugu) bir kongre toplayarak Dağlı Cumhuriyeti’nden ayrılma ve müstakil bir özerk oblast kurma kararı aldılar. Bk. Kalmık Betal, Adıge Devrim Hareketi ‘Kabartay-Balkar’da Devrim Mücadelesi’.
“Kabartay Özerk Oblastı”, 1 Eylül 1921’de Moskova tarafından onandı. Kabartaylar Dağlı Cumhuriyeti’nden kopmuş ve cumhuriyetin dağılması sürecine öncülük etmiş oldular.
Bu arada Çerkessk Abazin ve Kabartaylarının beklentileri de boşa çıktı ve bu iki topluluk orta yerde kaldı.
(Çerkessk [Habez ve Adıge-Hable raonları] Kabartayları 1990’larda yüzde 9 gibi düşük nüfus yüzdelerine bakmadan, Karaçaylardan ayrılma, 1957 yılı öncesinde olduğu gibi müstakil bir Çerkes Özerk Oblastı kurma kararı aldılar ve  referandum talebinde bulundular, ama referandumda kaybettiler. Rövanş olarak da Karaçaylar, Ruslar, Abazin ve Nogaylar birleşerek iki Kabartay rayonu içinden birer Abazin ve Nogay rayonu oluşturdular. Kabartaylar, Karaçaylardan ve Ruslardan sonra Abazin ve Nogayları da karşılarına almış oldular).
Moskova, Ocak 1922’de, Çerkessk Kabartay ve Abazinleri, Dağlı Cumhuriyeti’nden yeni ayrılan Karaçay okrugu ile birleştirerek “Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı”nı kurdu.
Görüldüğü gibi bölünmeler Moskova, Adıge ya da Şapsığ kaynaklı olmaktan çok Kabartay ve Abazinlerden kaynaklanmıştı.
Adıge özerk oblastı’nın kurulması ve Şapsığların dışlanmaları
Moskova, Kuban ve Laba sol kıyılarında 300 km boyunda ve 22-45 km genişliğinde dar bir şeridi içine alan Batı Afrika’daki “Gambia” benzeri  bir “Çerkes (Adıge) Özerk Oblastı” kuruluşunu 27 Temmuz 1922’de onadı.
Kuban Dağlı Bölümü’nün talebi Tuapse Adıgelerini/Şapsığları da kapsıyordu.
Ancak Şapsığlar sayıca az ve uzak bir yerde bulunuyorlar denerek yeni özerk oblast projesi daraltıldı ve Şapsığlar  dışlandılar. Moskova Şapsığlara güvenmiyor olabilirdi. Dışlanmaya tepki gösteren Dr. Neğuç Yusuf Suad ve arkadaşları tutuklandılar ve Sibirya’ya sürüldüler (1924). bk. “Şapsığlar ve Bir Kitap I – II”, Mefenef.Com.
Adıgeler, Kabartay ve Abazinlerden sonra Ruslardan da ağır bir darbe yemiş oldular.
Çerkessk Kabartay ve Abazinleri Kuban’dan ayrılmamış olsalardı, Karaçaylarla olan sürtüşme ve anlaşmazlıklar yaşanmayacak, belki Çerkessk kentinden kıyıda Tuapse limanına dek uzanan bir Çerkes özerk oblastı kurulabilecekti, Dr. Neğuç Yusuf Suad ve dönemin Adıge önderleri bunu savunuyorlardı. Bu gibi konuları işleyenler de yok gibi.
Sayın Rjavin Aydemir’i ayrık tutarım. Konu ve Aydemir’in kitabı için bk. “Şapsığlar ve Bir Kitap I – II”, Mefenef.Com.
Sovyetler olsa olsa iç yöreler (kara) Adıgeleri ile Şapsığları (sahil Adıgelerini), jeopolitik ve stratejik amaçlarla birbirlerinden ayırmış olabilirler.
Koskoca Azeri ve Özbekleri bölmeyen Sovyetler ne diye toplasan hepsi bir avuç etmeyen (150-200 bin) Adıge’yi bölsünler ki?.. Adıgeler Moğol istilasından (1223 yılından) beri zaten bölünmüş idiler. Hiçbir zaman da birleşmiş değildiler.
Yalan ile olumlu bir yere varamayız…
Bir avuç Adıge, devasa Sovyetler Birliği için bir tehlike ve bir sorun oluşturabilir miydi?..
Birbirinden uzak yörelerde yaşayan ve değişik lehçelerde konuşan Adıge-Çerkesler 1920’li yıllarda birbirinden ayrı ve birbirine uzak adalar biçiminde 4 bölgesel yönetim (*) kurmuş oldular, Moskova da bu parçalanmış durumu (fiili durumu) onadı. Bu da göçler sonucu, 1864 yılı sonrasında oluşmuş olan bir parçalanmışlık hali idi.
Kimler ve nereleri birleştirilecekti? Görüldüğü gibi Çerkessk Kabartay ve Abazinleri Kuban Adıgeleri ile bir arada yaşamak istememişlerdi.
Ortak Çerkes adı konusu
Nüfus sayımlarında ortak Çerkes adı altında yazılma konusuna gelirsek, bu proje Adıge ve Şapsığları bitirme projesidir. Doğrudan Kabartay-Çerkes’i işaret ediyor ve dolaylı bir Rus projesidir.  Yabancıların taktığı Çerkes adı yerine, niçin ortak ulusal Adıge adı istenmiyor? Üzücüdür. Bu iki topluluk, Adıge ve Şapsığ, Adıgey ve Krasnodar Kray’da  ikiye bölündü ve zayıflatıldı ve toparlanma süreci engellenmiş oldu. Kimler kazançlı çıkmış olabilir? Bazı Kabartay milliyetçileri mi? Değil. Tam tersine, Rus gericilerin ve ırkçıların arayıp da bulamadıkları bir sonucu, içten bölme yoluyla kurnazca yaratmış oldular.
Kolaycı ve düşüncesizce yöntemlere başvurulmamalı. 59 bin Çerkesskli  Kabartay’ı (Çerkes’i) şişirme yöntemlerle 116 bine “çıkartmakla” ya da bütün Adıge topluluklarını Çerkes diye yazdırmakla ne elde edilebilir? Kabartay-Çerkes sayısı 600 binden 750 bine, 1 milyona çıkarılsa ne değişecek?..
Çeçenler 2 milyona yakın, Tatarlar daha da çok, ne değişti ki?..
Bunlar günümüz koşullarında boş uğraşlar. Canı sıkılanların yapacağı şeyler.
İttihat-Terakki iktidarı döneminde siyaset yapmak basına yasaklanmıştı. Bunu üzerine tutucular Osmanlıca, Türkçüler de sade Türkçe savunmaya başlamışlardı. Bu da öyle tehlikesiz bir şey.
Nüfus açısından zor durumda olanlar Kabartaylar mıdır, yoksa bölünmek ve daha da ufalanmak durumuna düşürülen bir avuç Adıge ve Şapsığ mıdır? Adıge olan ya da kendini Adıge sayan kişiler hangi akla hizmet kendileri dışındakilere, Adıgelere bu kötülüğü yapar ve zarar verici davranışlara yeltenirler?
150 milyonluk Rusya iktidarını razı etmeden, günümüz Rusya’sında  herhangi bir demokratik hak elde edilebilir mi?
Bu bakımdan sinsi ve kötü niyetli girişimlerden uzak durmak gerekir, Adıge toplulukları arasına fitne sokmamak ve böylelerine karşı uyanık olmak gerekir…
Adıgey adından Çerkes sözcüğünün düşülmesi konusu
Bir de “Çerkes (Adıge) Özerk Bölgesi” adından “Çerkes sözcüğü ne diye çıkarıldı” diye soranlar, öküz altında buzağı arayanlar var. Çok mu önemli imiş? Görüldüğü gibi, bunu bilen de yok gibi: 1926’da Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı Kabartayların istemeleri üzerine ikiye ayrıldı, bir bölümü “Çerkes Ulusal okrugu (ilçe)” adını aldı, diğeri “Karaçay Özerk Oblastı” olarak kaldı. Çerkes okrugu 1928’de “Çerkes Özerk Obastı” (il) oldu, statü ilçeden ile yükseltildi.
Sonuç olarak Çerkes adı olan iki ayrı özerk oblast doğmuş oldu, ilki Adıgey Adıgecesi ve Rusça; ikincisi – Çerkesya ise 4 dil – Kabartay-Çerkes, Abazin, Nogay ve Rus dillerinde konuşuyordu ve farklı yapılanmaları vardı. İki özerk oblast “Çerkes” adı taşıdığından adres karışıklıkları yaşanmaya başlandı ve çözüm olarak, 1928’de Çerkes sözcüğü düşürülerek “Adıge Özerk Oblastı” adı benimsendi, şimdi burası bir federe cumhuriyet – Adıge Cumhuriyeti oldu.
Durumu sloganlardan, bilgiçlik iddialarından arındırıp doğru ve bilimsel olarak değerlendirmekte yarar var.
(*) – Karadeniz kıyısında yaşayan Adıgeler deniz yoluyla dış ülkelerle temas ve ilişkiler kurabiliyorlardı. Rus nüfusla çevrili yerler, Rusya’nın çıkarları açısından ilki gibi tehlike içermiyorlardı, – hcy
MEFENEF
mefenef.com
MEFENEF

Mıdyıpa Hakan Mıdoğlu

Yazının bir noktasında …. çerkeslerden temizlendi demişsiniz. Gözden kaçtığını düşünüyorum. Çerkesler çalı,çırpı veya oraya ait olmayan bir malzememiydi de o bölgeden temizlensin ?!!!! O bölgeden sürgün edildiler gibi bir ifade daha uygun olur kanısındayım. Selamlar.
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Temizlendi deyimi politik bir terim, etnik temizlik anlamında. Sorun “sürgün” olayı ile sınırlı değil, çok daha ağır ve çok daha kapsamlı, olay soykırımı da içeriyor. Temizlenenler Çerkesler, temizleyenler, yok edenler de Ruslar. Selamlar.
Hocam öncelikle saygılarımı sunuyorum.
Konuya gelince, benim anlayamadığım sizler neden “Adıge” ismini sadece Rusya’da Adıgey’de, her zorluklara karşı da olsa yaşamak zorundaki bir avuç Adıge’nin ismi olarak görüyorsunuz?. Veya “Çerkes” isminin sadece Çerkesk’de yaşayan Dünya Çerkeslerinin neredeyse otuzda biri sayısındaki Çerkes’lere verildiğini düşünüyorsunuz?
Şunu önce bir söyleyeyim; Bizler kendimize “Adıge -Адыгэ- deriz, Dışardan da bize “Çerkesler” derler.
Bu sadece şu anda anavatanımızda yaşayabilen “лъэпкъуэгъ» lerimiz için değil, Dünyanın kırk ülkesinde yaşamak zorunda kalan bizler için de geçerlidir.
Rus bize soykırım uygulamış, vatanımızı olduğu gibi elimizden almış, olmadık acılar yaşatmış da,koskoca “Çerkesya “ yı ufak parçalara bölmüş dememize mi takıldınız?
Rus’un koyduğu isimlere göre şu halk biraz daha fazla para alacak şu isimde olursak para alamıyacak korkusu, dışarda yaşayan on milyon Çerkes için mi geçerli olacak? Bu kadar sığ bir düşünceyi mantık düşüncesi ile kabul edemeyiz. Ben kabul edemiyorum en azından.
Çok özür dileyerek söylüyorum, bilginize, görüşlerinize saygı duyuyorum, ama tarihi Rusların istedikleri gibi değerlendirmelerinizi kabul edemeyeceğim.
Rusya’da yaşayan soydaşlarımızın ne kadar değerli olduklarını kesinlikle inkar edemem ama vatanda bir avuç kalabilmiş halkımızın da farklı isimlendirilmeleri Dünya Çerkesleri tarafından nasıl karşılanır’ı da düşünülmesini öneririm.
Uzun oldu ve konunun sadece yüzde ikisini anlatabildim, ilgilenenlere ve sayfanızda müsade etmenize teşekkür ederim.
Wuzınşeuw.
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Necmi Kartal Sayın Necmi Kartal, sorunu iyi kavramak gerekir. “Çerkes” denmesi bazılarının sandığı kadar basit değil. Rusya açısından geçerli olan, bir yere (Karaçay-Çerkesya) ve o yerdeki Çerkes etnik kümesi ile sınırlı olan bir olay da değil. Sorun Adıge ya da Çerkes denmesi de değil. Ortada bir oyun, Adıgey ve Krasnodar Kray Adıgelerini bölme oyunu var. Bir kere Kabartaylar kendilerini Adıge diye yazdırmıyorlar, ama yeri geldiğinde Adıgeyiz ya da Kabardeyiz diyerek ortalığı çınlatmaktan geri kalmıyorlar. Kabartaylar kendilerini Adıge diye yazdırmış olsalardı, durum farklı olurdu. Krasnodar Kray ve Adıgey Adıgeleri darbe almamış olurdu. Şu garipliğe ne demeli? 1959 nüfus sayımında 30 bin olan Karaçay-Çerkesya Kabartayları (Çerkesler) şimdi, dediğimiz oyunlarla “Дэтхы-делъэшъу -дэтхы- де1э” yoluyla 116 bine yükseltildiler, 1959’da 80 bin olan Adıgey ve Krasnodar Kray Adıgeleri 114 bine düşürüldüler. Yakışık alır bir şey mi bu? Ayrıca gerçeği mi ifade ediyor. Peki aralarında 500-600-700 km mesafe olan Adıge-Kabartay adaları, Soçi’den Nalçik’e birleştirilebilir ve üç yerde küçük yüzdeler olan Adıge ve Kabartaylar tek bir cumhuriyet oluşturabilirler mi? Biga, Düzce, Samsun ve Kayseri Adıgeleri için ortak bir il yönetimi oluşturulabilir mi, akıl alack şey mi? Geçmişte dönüşçülerimiz hurra “anavatana dönüş” diyor, eleştirilere kulak asmıyorlardı. Ceplerinde beş para yoktu. Sonucunu görüyoruz. Çerkes adının altında bu türden romantik argümanlar da yatıyor. Dönüş için en azından devlet kararı, dönenlere konut ve iş garantisi gerekir. Var mıydı böyle bir şey? Adıge Cumhuriyeti’nin böyle garantiler verme yetkisi var mı, yok. Kabartaylar Kafkasya’da en fazla nüfusu olan Adıge topluluğu, ama bunu kötüye kullanmamalılar, ayrıca kendilerini Adıge değil Kabartay diye yazdırırlar. Niye kendilerini Adıge diye yazdırmazlar? Ama Kabartaylar tüm Adıgelerin hepsinin çoğunluğu değiller, kendi yörelerinde bir alanda toplu olarak yaşıyorlar. Yanlarında Ruslar ve 120 bin Balkar Türkü var. Adıgey’de ya da Soçi’de de çoğunluk değiller. Bu insanların- Adıge topluluklarının ortak bir kültürü var, ama dil ve toprak birliktelikleri yok. Dilleri ve yazıları ayrı, Rusça üzerinden anlaşıyorlar. Bugünkü koşullarda tersi de olamaz. Bu durum Kabartaylar adına Adıgey’in ve Şapsığların içişlerine karışma hakkını vermez, Kabartaylar birtakım yöntemlerle o yerleri ele geçiremezler de, keşke ele geçirebilseler, ama mümkün değil. Birleşme olacaksa bu sonraki mesele, belki de 100-200 yıl sonrasının bir konusu olabilir. Ekim devrimi sonrasında birliklerden ilk tüyen ve ayrılanlar, bölücü rol alanlar Kabartaylar. Bunu yazdık. Şimdi de Kafkasya’da Kabartay diyorlar, çok azı “Çerkesiz” diyor, ama hiçbiri nüfus sayımlarında “Adıgeyiz” demiyor, bu ne biçim Adıgelik? Bu tür işlere öncülük edenler dürüst ve Adıge dostu kişiler olabilirler mi? Buna karşın Türkiye’de Kaffed’de Çerkes adına karşı çıkıyorlar. Faydacı bir çıkış. Buna ne demeli? Adıgeler ve Şapsığlar Kabartayların iç işlerine, özel durumlarına hiç karışıyorlar mı? 1990’da Soçi ve Tuapse rayonunda yaşayan Şapsığlar, o yöredeki Ermeni, Rum, Ukraynalı, vb toplulukların sivil toplum örgütlerinin imzalı desteklerini almışlardı, Şapsığlara haklarının iade edilmesini destekliyorlardı. Daha sonra Nalçik başta dışarıdan gelen aktivistler “Bugün biz hepimiz Adıgeyiz, biz hepimiz Şapsığız” diye sloganlar atmaya, taşkınlıklar yapmaya ve itici davranışlarda bulunmaya başladılar. Sonuç ne oldu? İmzacılar imzalarını geri çektiler. Sen Rus’u ve diğerlerini ürkütüp karşına alırsan, onlara kullanacakları argümanlar sunar ve haddini aşarsan olacağı budur. Onlar bize değil, daha çok biz onların dostluğuna muhtacız. 19’uncu yüzyılda Adıgeler dış dostları olmadığı, maceracılara kandıkları için kaybettiler. Diplomasi ve politika bilmiyorlardı. Demagogların peşlerine takıldılar. Laf dinleselerdi, Adıgeler bugün bir dünya devleti olabilirlerdi. Yazık ettiler. Politika bilmeyen kişiler sorunu kolay şey sanıyorlar. Hiçbir yöre, başka bir yöreye zarar vermemeli. Birleşmeden de yaşamak mümkündür. Birleşme zaten mümkün değil, sınır birliği yok, nüfus yüzdesi düşük. Özgür Özel’in mitinglerinde söylenen “Kurtuluş Yok tek başına, ya hep beraber ya da hiçbirimiz” sloganı farklı bir şey, bizim durumumuz o noktaya gelmiş değil. Selamlar.
Hapi Cevdet Yıldız Sayın hocam, benim üzerinde durduğum konu halkımızın isimleri Wubıx, Abdzex, Kaberdey, Şapsuğ… hangisi olursa da hepsinin ortak noktaları Çerkes (Adıge) olmalarıdır. Her nerede yaşıyorsa da tüm halkımızın ismi “Çerkes”tir.Bunun bilincinde olunca mesele yok bence. Size hak verdiğim Kaberdeylerin veya Şapsuğların vs kendilerini ayırmaları. Bu da doğru değil tabii ki. Wuzınşeuw.
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Necmi Kartal Sayın Kartal, ben kabilelerden söz etmiyorum. Etnik ünitelerden (cumhuriyetlerden), topraktan ve toprağa bağlı topluluklardan söz ediyorum. Tabii o saydığınız toplulukların hepsi Adıge ya da Çerkes’tir. Niye sadece Çerkes isminde diretiliyor, niçin Adıge denmiyor? Niçin Adıgeleri Alicengiz oyunlarıyla bölmeye çalışıyorlar? Bunda Adıgelerin bir yararı olabilir mi? Türkiye’de Kabartaylar, Abazin, Abhaz ve Osetler Kaffed’e Çerkes adı verilmesine niçin karşı çıkıyorlar? Kafkasya’da “Çerkes”, Türkiye’de “Kafkas” diyorlar. Çelişkileri nasıl açıklamalı…Çelişkiler giderilmeden güven olabilir mi? Selamlar.
Hapi Cevdet Yıldız ben 1989. 91 yıllarında kafkasyaya ilk giden gurup içinde yer aldı ozamanlar kanun gereği dernek başkanları yut dışına çıkarıyordu dernekte yönetim kurulunu topladık dernek başkanlığını yönetim kurulu üyesi arkadaşım Mustafa Kavaklıdere devredecek ğitmiştim
Ozaman adığe özerk bölgesiydi gılastnost perestoyka devrimi gerçekleşmiş ve ilk adığe gurubu olarak türkiyeden gitmiştik
Üçüncü gidişi 35 yıl sonra adığe cumhuriyeti statüsüne yükseltilmiş adığe cumhuriyetine gittim ve ekonomik kültürel bilinç seviyesinin millet bilincinin çok gelişmiş olduğunu gördüm çokta memnun oldum
Şu kanaate vardım oradakiler işlerini çok güzel yürütüyorlar
İkinci memnuniyeti lemiç. Köprü derneğinde kaldım o dernekte Türkiye Amerika İsrail Suriye dubai kuveytten gelen adığelerle çok güzel bilgi aliş verilerinde bulunduk birbirimizin eksikliklerini tamamlar siyasi kültürel sohbetlerimiz oldu
Benim görüşüme göre herşey zamanla oluşacak coğrafi kopukluklar nüfusları dolacak ekonomi de zamanla düzelecek. Ara ekonomi yani bundan oraya gidenlerin tutulacağı imkanlar az bunun yanında dönüş için çabalara yeterli değil bizim ilgisizliğimizden veya Rusya politikalarından kaynaklanan sebeplerden dolayı
Hapi Cevdet Yıldız Hocam Kaffed demek Kafkas Dernekleri Federasyonu demek. Yani Osetler de Çeçenler de Abhazlar da Çerkesler de Türkiye’de Kafkas olarak bilindiği için ismini haliyle Çerkes yapmazlar.
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Hikmet Neğuc Sayın Neğuç durumu güzel anlatmışsınız. Aslında sadece Adıgey değil, bütün bölge ve cumhuriyetlerde gelişmeler var. Dil asimilasyonu bir sorun. Adıgey önlem almaya çalışıyor. Diğer cumhuriyetler köylü karakterli, bu nedenle asimilasyon şimdilik yoğun değil. Ama aynı asimilasyon tehlikesi oralarda da var. Rusya Federasyonu Ruslaştırma politikasını terk etmeli, Gorbaçov dönemi özgürlüklerine dönüş yapmalı. Dönüş konusuna gelirsek bu bir devlet sorunu. Yahudiler gibi zengin bir toplum bile İngiliz devletinin devlet desteğiyle Filistin’e yerleşti ve devlet kurdu. Bu kuruluş sürecinde Arapların evlerini ve arazilerini işgal ettiler ve o evlere yerleştiler. Bu da uluslararası bir suç. İsrail de suç yüklü bir devlet. ABD şemsiyesi altında dokunulmazlıklarını sürdürüyorlar. Biz bunu yapamayız, yapmak da istemeyiz, böyle şeylere gücümüz de yetmez. O halde Rusya demokrasi güçlerinin desteğini elde etmekten başka çıkış yolumuz olamaz. Rusya Adıge soykırımını uzun süre sırtında taşıyamaz, er veya geç Çerkes dönüşünü kabul edecektir diye düşünüyorum. Demokratik dünya bizden yana olacaktır. Bu kabul, kuşkusuz Rusya için de, Adıgeler için de yararlı olacaktır. Selamlar.
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Necmi Kartal Kaffed’e ilişkin açıklama tatmin edici olabilir mi? Kaffed’in barındığı bina Çerkes Kültür Derneğine ait. Kaffed, bilemiyorum Çerkes Derneği’nin binasında konuk ya da kiracı, vs olmalı. Kongrelerde çoğunluk Çerkes ismi kabul edilsin diyor, ama öncesinden planlı olarak konan yüksek, hem de aşırı yüksek baraj aşılamıyor. Bunu nasıl açıklamalı? Çerkesçe tv yayını dendiğinde Kaffed “Çerkesçe budur” diyerek azınlıktaki bölgesel Kabartaycayı önerdi. Herkes bilir Adıgeler ve Adıgece konuşanlar çoğunluk ve baskı gördüler, araziye uymayı pek beceremezler. Belki Adıgece yayın bir işe yarayabilirdi, nostalji yerine geçerdi. Her neyse. Menfaatçi ve hep ben diye öne atılmamak da gerekir. Oset, Çeçen, Abhaz, Karaçay ve Dağıstanlıların kendi dernek ve federasyonları var. Konuk ve hemşehriler olarak buyursunlar. Onların sorunlarını biz yüklenebilir miyiz? Ayrıca onlar bizi işlerine karıştırırlar mı?..
Hapi Cevdet Yıldız Sanırım ben anlatamıyorum. Ya da anlatılanı anlayamıyorum, Kaberdey ve Adıge’yi başka halklar gibi söylüyorsunuz. Kaberdey, Şapsuğ, Wubıx, Abdzex.. ler zaten Adıge’dir. Yani Çerkes’tir. Bütün Adıge( Çerkes ) boyları,kabîleleri ismine ne derseniz deyin hepsi Çerkesce konuşurlar. Diyalektleri alfabeleri biraz farklı da olsa hepsi birbirini anlar. Yani “Adıge “ sadece Rus’un Adıgey diye isimlendirdiği bir yerde yaşayan yüz- ikiyüzbin kişi değil Yeryüzündeki Tüm Çerkeslerdir. Kaberdey de Adıgedir, Şapsuğ da Adıgedir. Bizler bunu bilir bunu söyleriz. Bunu oradaki Kaberdeyler de Şapsığlar da kabul etseler de etmeseler de Dünya Çerkeslerini birleştiren tek isim Budur.
Kaffed in Çerkes adını alması, içindeki Çeçenler, Abhazlar, Osetler ve diğerleri varken çok zor. Ayrıca Çerkeslerin de Çerkesfed isminde bir federasyonu var. Zamanla her taş yerine oturacaktır. Saygılar.
Benim bu yazıdan anladığım kadarı ile Çerkes, Adığe, Kabartay, Şapsığ… Hepsi ayrı ayrı etnik gruplarmış gibi lanse edilmiş… Çerkes kimliği altında birleşilmesi fikrine ise “oyun” demişsiniz… Kusura bakmayın ama gerçekler diyerek Çerkesleri ayırma politikası sunmuşsunuz!
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Tuma Turgay Ben tarafsız ve bilimsel görüşler sunmaya çalışıyorum. Sizse suçlamalarda bulunuyor, demediklerimi demişim gibi ileriye sunuyorsunuz: “Çerkes, Adığe, Kabartay, Şapsığ… Hepsi ayrı ayrı etnik gruplar…” demişim. Ayıp şey. Öyle bir şey demiş miyim, hayır. Bunlar birbirlerinden uzakta yaşayan ve resmi yöre adı taşıyan Adıgelerdir dedim ve hep öyle derim. Tabii Rus devleti ve makamları açısından her biri bulunduğu yörede birer özel etnik grup sayılır, ama Adıge ya da Çerkes kökenli oldukları da kabul edilir. Bundan şunu anlıyoruz: Rusya’da birden çok Adıge etnik topluluğu bulunuyor, yörelere dayalı olarak. Bölünme konusunda ilk adımları atanlar da maalesef şimdiki Çerkessk ve Nalçik yöreleri Kabartayları ve Abazinleri. Bu bir gerçek. Yazıda bunu anlattım, kaynak da sundum. Başkalarını suçlamadan önce kendi durumumuza bir baksak daha iyi olmaz mı? “Çerkes kimliği altında birleşilmesi fikrine ise “oyun” demişim”. Peki nasıl bir birleşme fikriymiş bu sizin dediğiniz? Birleşme niçin Adıge ismi altında yapılmıyor? Kafkasya’da Çerkes, Ankara’da Kafkas diye tutturmanın sihri ne? Bu birleşme, ne yazık ki birleşme yönlü değil, Krasnodar ve Adıgey Adıgelerini ikiye bölme, Şapsığları köy nüfusuna düşürme, Çerkessk yöresi Kabartaylarını şişirme yoluyla “iki kat nüfusa çıkarma” sonucunu getirdi. Dürüstlük bunun neresinde? Hileli, kurnazca bir yöntem. Adıgeler aptal sanılıyor olmalılar. Birleşmenin sırrı bu mu? Adıgey’i çökertme girişimlerini kabul etmemizi kimse bizden beklemesin. Biz yanlıştan dönülsün, cumhuriyetler birbirlerinin içişlerine karışmasınlar ve birbirlerine saygılı olsunlar diyoruz. Siz ne diyor ve ne öneriyorsunuz…
Hapi Cevdet Yıldız Tam olarak söylediğim şeyi tekrarlamışsınız .. Suçlamadan ziyade söylediğinizden bu anlaşılıyor… Ayrılmayı ifade ederken Kabartay’ı etnik, Çerkes kimliğinde birleşme çalışması kapsamında değerlendirirken Şapsığı etnik, Biz Aptal değiliz derken Adığe’yi bölgesel tanımlıyorsunuz… Sizin ifadeleriniz de net değil

Mıdyıpa Hakan Mıdoğlu

Yazının bir noktasında …. çerkeslerden temizlendi demişsiniz. Gözden kaçtığını düşünüyorum. Çerkesler çalı,çırpı veya oraya ait olmayan bir malzememiydi de o bölgeden temizlensin ?!!!! O bölgeden sürgün edildiler gibi bir ifade daha uygun olur kanısındayım. Selamlar.
  • Yanıtla
  • Gizle
Gönderi Sahibi

Hapi Cevdet Yıldız

Temizlendi deyimi politik bir terim, etnik temizlik anlamında. Sorun “sürgün” olayı ile sınırlı değil, çok daha ağır ve çok daha kapsamlı, olay soykırımı da içeriyor. Temizlenenler Çerkesler, temizleyenler, yok edenler de Ruslar. Selamlar.
  • Yanıtla
  • Düzenlendi