Sorunlarımız Üzerine Özet Bilgilendirmeler – 5

 

Kafkasya’ya dönüş:

Dönüş konusu bilimsel olarak ele alınmıyor. Rusya’da dönüş, bir devlet politikası olarak, geçmişte Kazakistan ve Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerine ve Sibirya’ya yerleştirilmiş ve yoksullaşmış olan Ruslara tanınmış olan bir haktır. Rusya, 1864 yılında öz yurtlarından sürdüğü ve halen diasporada bulunan Adıge-Çerkeslerin torunlarına, benzeri bir hak tanımış değil.

Geçmişte, özellikle Kruşçev döneminde “bakir” (el değmemiş) toprakları tarıma kazandırma sloganı altında, o yerlerin yerlileri tarafından mera/otlak olarak kullanılan topraklar, daha ekonomik beklenti ve amaçlarla tarıma açıldı.

Milyonlarca Rus köylüsü konut, traktör ve tarım makinaları verilerek, genellikle sovhoz (devlet tarım çiftliği) ve kolhoz (köy tarım kooperatifi) işçileri olarak Orta Asya ve Sibirya topraklarına yerleştirildi.

Verimli kara topraklar Kuzeybatı Kafkasya, Ukrayna ve Kanada gibi yerlerde vardır. Toprak, akarsuların ve sellerin getirdiği mil ve bitki çürüyüklerinden oluşmuş bir humus (doğal gübre) tabakasıyla örtülüdür. Ukrayna, Adıgey ve Krasnodar Kray’da “çernozyom” denen bu kalın ve bitek kara topraklar özellikle ilkçağlarda hububat yetiştiren ve Akdeniz ülkelerine buğday ihraç eden yerlerdi.

Bu topraklarda şimdilerde başta buğday ve tahıl, her türlü ürün (şeker pancarı, ayçiçeği, tütün, üzüm, vb) yetiştirilebilir.

Bunları dikkate alan parti ve Sovyet lideri Nikita Kruşçev, aynı şeyin Kazakistan ve Batı Sibirya’da da mümkün olabileceğini kabul etti, bilimsel görüş almaya gerek duymadan, 1956-1960’larda “Bakir toprakları tarıma kazandırma” kampanyasını başlattı.

Milyonlarca yoksul Rus köylüsü yeni bir ülke yaratma, zenginleşme ve modern bir yaşama kavuşma umuduyla ıssız Kazakistan ve civar Sibirya bozkırlarına taşındı.

Milyonlarca hektar arazi sürüldü ve ekildi, milyarlarca ruble harcandı. İlk yıl rekor düzeyde, milyonlarca ton buğday ve hububat elde edildi. “Başarı” şenliklerle ve şölenlerle kutlandı. Parti ve Kruşçev göklere çıkarıldı.

Ancak Kazakların at ve hayvan sürülerini yaydığı bu yarı kurak bozkır topraklarında humus tabakasının kalınlığı bir elin parmağını geçmiyordu. İnce humus tabakası bir yıl içinde ekilen ürünler tarafından tüketildi, humus (gübre) tabakası ortadan kalktı.

Geride humussuz kuru toprak (toz) kaldı.

Humuslu toprak kalınlığı Adıgey’de, Laba Irmağı boyunda (Giaginski/Cece ve Şogen rayonlarında) 2 metreyi buluyor.

Kazakistan’da ikinci ve üçüncü yıl toprağa atılan tohumun karşılığı bile alınamadı.

Kampanya fiyaskoyla sonuçlandı, ama başarısızlık gizlendi. Şimdiki gibi, gizliliği delecek iletişim (internet) kanalları da yoktu.

Sovyet iktidarı sırasında Kazakistan’a taşınan milyonlarca Rus nüfus Kazak nüfusunu aşmıştı, devlet bu nüfusu  sübvansiyonlarla ayakta tutmaya çalıştı.

Rus yöneticiler “Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuşlardı”.

Sovyetler Birliği dağılınca bu nüfus, büyük ölçüde yoksul, korumasız ve aç kaldı. İşte bu nüfustan isteyenlere iskanlı göçmen olarak Rusya’ya dönme hakkı tanındı.

Kazakistan’da bugün, hala genel nüfusun yüzde 14’ü olan 3 milyon Rus kalmış bulunuyor.

Göçmen alımı:

1990 yılından bu yana Krasnodar Kray’a ve Krasnodar kentine bitişik Adıgey’in Tahtamukay rayonuna konut ve Krasnodar kentinde de iş verilerek 1 milyon üzeri Kazakistan kökenli Rus göçmen yerleştirildi. Başka yerlere yerleştirilenler de oldu.

1992’de kimi Rusçu ve yalaka Adıge bürokratlar böyle bir şey olmadığını ve Rus yerleşiminin durdurulduğunu ısrarla söylüyorlardı. Yalandı tabii.

Şimdi Tahtamukay rayonunun 132 bin olan genel nüfusu içinde yaklaşık 70 bin Rus ve 27 bin de Adıge bulunuyor.

Tahtamukay’daki Rus göçmen nüfus için, RF hükümeti önce konutlar inşa ettirdi ve göçmenleri yerleştirdi, ardından onlara Krasnodar kentindeki fabrika ve işyerlerinde iş verdi.

İşçiler her gün servis arabalarıyla işyerlerine götürülüp getiriliyorlar.

Göç nedeniyle Krasnodar kent nüfusu, 1990’daki 600 binden 1 milyon, kray (il) nüfusu da 4,6 milyondan 5,8 milyon üzerine çıktı; kent nüfusu 400 bin, kray nüfusu da 1,2 milyon üzeri arttı.

Krasnodar kenti, Güney ve Kuzey Kafkas Federal Bölgelerinin en büyük kenti oldu.

Bu yeni Rus nüfusun gıda sektörü anlamında Adıgey ekonomisine de kuşkusuz bir katkısı oluyor, çocuklarından bazıları okullarda Adıgece de öğrenebiliyorlardır.

İşte bu olaya göç ya da dönüş denir. Bu statüde dönenlere de “iskanlı göçmen” denir.

Üretici konumuna getirilinceye değin iskanlı göçmenin geçimi devlet tarafından karşılanır. Uluslararası kurallar da böyle.

Adıgelere buna benzeyen bir hak ve olanak sağlanmış mıdır? Hayır. Bireysel olarak Kafkasya’ya dönmüş olanlara devletçe benzeri bir yardım ve destek sağlanıyor mu? O da hayır, sağlanmıyor. İş de verilmiyor.

Çerkes dönüşünün karşısındaki sorunlar:

Bizim dönüşçülerimizin iddialarına karşın RF hükümetinin Çerkes dönüşüne ilişkin aldığı olumlu hiçbir karar ve oluşturduğu hiçbir program yoktur.

RF hükümeti Adıge dönüş taleplerini lüks talepler kategorisinden değerlendiriyor. Çünkü diasporadaki Çerkeslerin ekonomik anlamda bir sorunları olabileceğini ya da ülkelerinden sürüldüklerini kabul etmiyor. Bunları Rus yazar ve sözcülerinin açıklamalarından da öğreniyoruz.

Rus, Çerkes sorununa sırf ekonomik gözlükle bakıyorsa yanılıyor. Olayın tarihi, hukuki ve insani boyutları olduğunu da görmek, bunları dikkate almak ve birtakım insani adımlar atmak gerekir.

Diasporadaki Çerkesler, örneğin Şapsığ, Vubıh ve Abzahlar, Hükümet kararıyla ülkelerinden atılmış insanların torunları. Bir kesiminde ulus ve ülke sevgisi hala canlı.

Bu bakımdan Adıgelere çifte vatandaşlık hakkı tanınabilir. Bundan Rusya hiçbir zarar da görmez.

Rus hükümeti bu tür olumlu jestlerden kaçınıyor. Örneğin cesur ve demokratik (sınıfsız) bir toplum olan ve benzersiz gelenekleri bulunan konuksever Şapsığlara reva görülen politikaların savunulur bir  yanı olabilir mi?

Rus, Adıgelere, özellikle ezilen Şapsığlara ilişkin olumlu hiçbir adım atmıyor. Üstelik asıl sürülenler de onlar ve kıyılı komşuları – Vubıh, Abzah, Natuhay, Cıh, vb.

Rus politikasında bir istisna, savaş koşullarında, 1 Ağustos 1998’de 200 Kosovalı Çerkes’in iskanlı göçmen olarak RF hükümeti tarafından Rusya’ya kabul edilmiş olması. Bu da Yeltsin’in bir jesti olmalı.

Sovyetlerin son döneminde ve Adıge Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk yıllarda Çerkeslere  bireysel dönüşler bakımından bazı kolaylıklar sağlanıyordu: Oturma izni veriliyor, yurttaş olmak isteyenlere ücretsiz ya da düşük ücretli bürokratik hizmetler sunuluyordu.

Ama bu da iskanlı göçmen statüsü ya da dönüş hakkı verilmiş olduğu anlamına gelmiyordu. Şimdi bu gibi destekler de azalmış bulunuyor. 1998’de Kosovalı Çerkeslere sağlanan devlet desteği, örneğin savaştan kaçan ve perişan durumlara düşen Suriyeli Çerkeslere sağlanmamıştır.

Gerekçe, Suriye’nin Rusya’ya komşu ülke olmaması… Yani Çerkesler yabancı ya da sınırdaş olmayan bir dış ülkenin yurttaşları.

Şimdilerde bireysel dönüşlere engel konmuyor, uluslararası mevzuat da buna izin vermiyor; yine de Rusya’ya giriş için vize isteniyor.

Ahmet Davutoğlu‘nun başbakanlığı döneminde düşüncesizce bir hareketle Suriye sınırında bir Rus savaş uçağı Türk jetleri tarafından düşürüldü, karşılık olarak da, Rusya Türkiye yurttaşlarına vize koydu.

Adıgey’deki Çerkesler dönüşçülere halen ücretsiz bazı bürokratik yardımlarda bulunabiliyorlar. Bunun ötesinde dönüşçü kendi başının çaresine kendi bakmak durumunda. Şu durumda Adıgey ya da diğer cumhuriyetler Moskova’dan izin almadan yardım yapamıyorlar.

Dönüşçü Çerkeslere Mafehable köyünde hane başına 1.000 metre kare (1 dönüm) arsa tahsis edildiği söyleniyor, tabii sınırlı sayıda arsa var. Köy 400 hane olmak üzerine tasarlanmış.

Diğer cumhuriyetlere dönüş talepleri ise, daha da az. Onların nüfus açığı da yok.

Dönen Çerkesler için herhangi bir maddi devlet desteği söz konusu değil.

Moskova da dönüşü kısıtlı sayıda tutmak istiyor olmalı.

Ancak konut satın alıp Adıgey’e yerleşir ya da kiralarsan, çocuğun okula alınır; emekli isen ve aktarımda bulunursan sağlık yardımından da yararlanabilirsin.

Çoğu kişi Türkiye’den giden emekli maaşları ile geçimini sağlıyor.

Gerçekler böyle.

Bugün 1 Ağustos. Anayurda dönenler günü. Bundan 28 yıl önce Kosova’dan ilk Adıge kafilesi iskanlı göçmen statüsüyle uçaktan inip Adıgey’e ayak basmıştı. Bu göçmenler ve çocukları artık Adıgey’in Adıge nüfusuna karışmış bulunuyorlar.

Son söz olarak, Adıgey’e dışarıdan gelip yerleşen Adıge sayısı ne kadar olabilir? Tam olarak bilemiyorum. Basında 2 bin kişi diye yazılıyor. Küçük bir yöre için küçümsenmeyecek bir rakam, Adıgey Adıge nüfusunun (98 bin) yüzde 2’si. Çoğu kendi olanakları ile dönüş yapmış kişiler.

1 Ağustos dönüş günü hayırlı olsun diyelim. Son.

Yorum Yap